16
Mayıs

Umut’umuz! 

“Kötü devrimci adamı faşist yapar” derler. Kötü futbolsever de sizi futbol düşmanı yapar. “Futbolun entellektüeli” olmak nasıldır biz onda gördük. Salt bir taraftar olmaktan çok öte o iyi bir yorumcu. Renk aşkı gözünü bürümüş, önünü göremeyen taraftarlardan çok uzak tam bir futbolsever. Celal Umut Eren’den bahsediyorum. 

Kusura bakmayın ondan çok bahsediyorum çünkü onunla arayı iyi tutmak zorundayım :P  Şaka tabi, yok öyle bir zorunluluğum. Yaptıklarıyla beni bunları yazmaya itiyor sadece… “Yine ne yaptı?” derseniz şunu yaptı: Sahip olduğu bloguyla dikkat çekip Spor TV’de bir programa davet edildi. Güzel de bir program oldu. Şimdilik o programdan sadece fotoğrafları paylaşabiliyoruz. Daha sonra canlı yayın cdleri elimize ulaştığında programı da paylaşacağızdır. 

Nice böyle güzel haberler verebilmek dileğiyle…

16
Mayıs

10’LAR BIZI BOYLE GORUYOR! 

Yine şık bir bitirme projesiyle karşınızdayız!

Ahu hocamızın başında olduğu ve gerçekten büyük emekler harcadığı “10’lar bizi böyle görüyor” adlı sosyal sorumluluk projesinden haberiniz vardır… Yoksa durum şu;

Beşi kız beşi erkek 10 tane dezavantajlı kardeşimiz üniversiteli abi ve ablalarıyla beraberler. Hep beraber vakit geçirdiler, birlikte yemek yediler, güzel anılar paylaştılar. Bu arada çok da güzel fotoğraflar çektiler. Şimdi sıra geldi bu fotoğrafları herkesle paylaşmaya ve hediyeler almaya! Serginin açılış kokteyline hepinizi bekliyoruz…

18 Mayıs 2012

Saat: 16.00

Güzel Sanatlar Fakültesi 5. kat giriş

Görüşebilmek dileğiyle….

16
Mayıs

TARAFLI BIR YAZIDIR! 

Bahar Şenliği’mizi yazmadan olmaz! Ben sadece mor ve ötesi’ni dinledim. Onlar sahneden inince ben de en ön sıradaki yerimi başkalarına bıraktım. Sadece bu nedenle değil yazarımız mor ve öteli olduğundan da bu yazı taraflı bir yazıdır! Utanmıyorum!

Öncelikle mor ve ötesi’nin ön grupları Gren ve Neyse çok iyi gruplar. Sahnelerine bayıldık. Etrafımdaki herkes çok mutluydu. Lugatımıza yeni gruplar girdi…

İtiraf etmeliyimki bugüne kadar onlarca mor ve ötesi konserine gittim bu konser en az iyi olanıydı ve bunun grupla hiç ilgisi yoktu. Eleştiriyorum! Sahne çok yükseğe kurulmuştu ve biz en öndekiler yukarı doğru bakmaktan boynumuzu kullanamaz hale geldik. Şimdi denecek ki “arkadakiler göremezdi…”. O zaman ön bariyerlerle sahne arasına biraz daha mesafe koymanız gerekirdi. Bu hep böyle olmuştur, olması gerekende budur. 

Hemen her konserlerine giden biri olarak söylemeden geçemeyeceğim bir şey var, Fark eden arkadaşlarımız da olmuş; mor ve ötesi her konserde sanki seyirciyi kendi evinde ağırlarmış gibi hareket eder. “Hoş geldiniz, ne iyi ettinizde geldiniz” onların en çok bilinen laflarıdır. Yeditepe konserinde “hoşbulduk, iyiki bizi davet ettiniz” demeleri tesadüf değil :) (bkz. http://www.youtube.com/watch?v=xAtDE7Rcg28&feature=g-all-c )

Bir de tabi Burak abinin o kalabalığın içinde beni görüp, o uzaklıktan tanıyıp selam vermesi ve göz kontağını hiç kaçırmaması da benim için ayrıca mutluluk! :)

Sizin şenliğiniz nasıl geçti? Cevaplar twitter.com/ygazetecilik ‘e….

16
Mayıs

Selamlar!

Uzuun bir ara verdiğimizin farkındayım ama işte geldim, burdayım! Ankara yolculuğumuzla başlıyorum.

Biliyorsunuz Faili Meşhur:3 Suikast 3 Gazeteci belgeselimizin ikincisi için çalışmalarımız hızlanarak devam ediyor. Geçenlerde çekim yapmak için Ankara’daydık! Mutlu mutlu gittik çok daha mutlu döndük.

Kusura bakmayın Ankara yolculuğu diyince aklıma ilk gelen şey yediklerimiz! Ne çok yedik! Ama ben demiştim “benim memleketimin eti, tuzu bile başka” diye… Arkadaşlarım da bunu deneyimledi. Leman Kültür’de yediğimiz kızarmış dondurmamızda bakınız fotoğrafta….

Çekimler gerçekten çok başarılıydı. Ne tatlı insanlar ne eşler gördük… Çekimleri sorunsuz atlattık. Darısı diğerlerine!

 Ve son olarak, halamın evinde Çağıl’a uygun gördüğümüz ördekli pijamayı paylaşmadan geçemem. O artık Çağılduck :) 

Görüşmek Üzere…

25
Ni

Habercilerin haber olma hikayesi… 

Merhabalar!

Zirve sonrası sanırım bölüm olarak herkes kabuğuna çekilmeye başladı. Dersler yoğun, hava güzel, finaller ve bahar şenlikleri yaklaşıyor…. Sürekli isteklerle sorumluluklar arasında tercih yapmak zorunda kaldığımız bir dönemdeyiz. Fakat yine de Yeditepe Gazeteciliğin icraatları durmuş değil. Bknz. Hürriyet Kampüs!

Devamını Oku

19
Ni

Zirve biter eğlence bitmez!

Sorunsuz geçen bir etkinliğin ardından yine hep beraber eğlenmeye gittik. Bu sefer İstanbul Modern’de olduğumuzdan daha kalabalıktık. Ama önce;

Zirve’yi aylarca uğraşıp hazırlayan, düzenleyen, bundan önce paylaştığım tüm güzelliklere ön ayak olan hocalarımız Duygu Aslaner ve Nezahat İşbilir’e..

Zirve’nin sunuculuğunu üstlenen ve tam da istediğimiz, hayal ettiğimiz gibi bir sunum gerçekleştiren arkadaşlarımız Yeliz Özören ve Alp Korkmaz’a…

Bir görev sözkonusu olduğunda her şeyi bir kenara bırakıp ne olursa olsun işine konsantre olan, muhteşem bir zirve olmasını sağlayan Yeditepe Gazetecilik öğrencilerine…

Hem faydalı olup hem eğlenip/eğlendirebilen, sorunların üstesinden çabucak gelen, ekip çalışmasının muazzam bir örneğini sergileyen tüm Yeditepe Gazetecilik ailesine binlerce kez teşekkür…

İyiki varız, iyiki yaptık… 

Şimdi eğlencemizden notlar:

  • Alp’in organizatörlüğünde çok çok eğlendik. Ne stresimiz ne derdimiz varsa hepsini döktük geldik. (nereye gittiğimizi asla ve asla söylemeyeceğim!)
  • Kaç senedir İstanbul’dayım ilk defa boğazda yemek yiyip rakı içtim!
  • Ceren ve Dorukhan’ın doğum günlerine denk gelmesi hoş bir tesadüftü. Pastalar çok lezzetliydi.
  • Nazlı’nın Cerenleri karıştırıp Ceren Sırdar yerine benim doğum günümü kutlaması gecenin bombasıydı :)


Nice Güzel Etkinliklere….

19
Ni

Selamlar!

Medya Zirve’sinin ikinci gününe ait fotoğrafları bir türlü elde edemediğim için bu yazının yayınlanması geç kaldı. Hala alamadım ama olsun, yazıyorum….

Zirve’nin 2. günü Sinan Köksal, Sarper Danış, Tayfun Talipoğlu, Alemşah Öztürk, Abbas Güçlü ve Dursun Güleryüz bizimleydi…

Sinan Köksal gerçekten çok “kral”dı… Biz aramızda onu böyle tabir ettik. Buraya da aynen böyle, samimi bir şekilde yazmak istiyorum ki “çok kral adam”… Reklam ve pazarlamayla zerre kadar ilgim olmamasına rağmen ben bile sıkılmadan dinledim. İyiki gelmiş :)

Sarper Danış da talihsiz bir şekilde ben salonda yoktum ve sunumu dinleyemedim. Bu yüzden yapabileceğim tek şey Sarper bey’in arkasından konuşulan dedikoduları aktarmak… Sarper Danış’la ilgili duyduklarım TOP5:

5- Çok eğlenceliydii…..

4- Çok şey kaçırdın….

3- Sıkılmak aklımın ucundan bile geçmedi ya çok iyiydiiiiii…..

2- Ceren çok güzeldi valla keşke orda olsaydın…

1- “Gülşah hocam noooolur Sarper Danış dersimize gelsiiin”

Hah işte şimdi Tayfun Talipoğlu’yla ilgili çok şey yazabilirim. Ama yazmıcam… Bize özel kalsın istiyorum çünkü. O da gerçekten çok çok güzeldi :) Annesiyle olan anıları, Bam Teli yolculukları, “şimdiki gençler” :) Eğer Yeditepe dışından bu yazıyı okuyorsanız size tavsiyem Tayfun bey bizden bir şey istemedi ama rutinini bozmaz sizden ücret isterse verin! Ve getirtin! Tayfun bey neden sunum için ücret aldığını şöyle anlatıyor; “Bir dostumu Türkiye’nin en iyi doktorlarından birine yolladım. Muayeneden çıkınca ‘ya abi bu doktor iyi midir emin misin?’ dedi. ‘Neden’ dedim, ‘bilmem para almadıda’ dedi. O gün anladım ki bizim memlekette bedava iş yapana kıymet verilmiyor.” Üniversitelerden aldığı ücreti öğrencilere burs olarak veriyor…

Abbas Güçlü Yeditepe sahnesinden Yeditepe’ye eleştiriler yağdırdı. Bu bence takdir edilecek bir durum. Eleştirilerinin bir çoğunda da haklıydı, inkar edemeyiz… Ben Ceren olarak bir çoğunun altına imzamı atabilirim. Fakat benim de Abbas beye bir eleştirim var; Siyasileri bu kadar övüp öğrencileri bu kadar yermek garip kaçmadı mı? Hakkımızda güzel bir yazı yazmış. Çok teşekkür ederiz. İyiki geldiniz…

Alemşah Öztürk Reunalt reklamıyla tüm salonu kırdı geçirdi :) Aslında şuan fark ediyorumda zirve hem çok doyurucu hem de çok eğlenceli geçti. Çok güldük :)

Dursun Güleryüz Zirve’nin ağır konuklarından biriydi. Ankara’dan yetişti zirvemize. İyiki de yetişti. İyiki vardı… Çok teşekkür ederiz …

to be continued… 

14
Ni
Gelelim Ayşenur Arslan ve Uğur Dündar’a… 
Ayşenur Arslan o kadar tatlı o kadar şeker ki “Ayşenur hanım” demek gelmiyor içinizden. Kendisine “ben sizi televizyonda uzaktan uzaktan seviyorum” dedim önce büyük bir kahkaha atıp sonra “bugün yakından yakından severiz birbirimizi” dedi :)
Salonda da ona olan ilgi çok çok büyüktü. İnanamadı. “Bana böyle söylemeyin çocuklar ben geveze yaşlı bir kadınım” dedi. Ayşenur hanımı zirve öncesi araştırdığımızda kendisinden bahsederken ilk söylediği cümlenin hep “başak burcuyum” olduğunu gördük. Seviyor “başak” olmayı. “Başak burcu” olarak sunulmak da hoşuna gitmiş, çıkışta sunucu arkadaşlarımıza sunum konusundaki memnuniyetini iletti.
O konuşurken salona Uğur Dündar girdi ve alkış tufanı koptu. Uğur Dündar kendisinin de çok sevdiği bir arkadaşı. Sunum öncesi oldukça samimi bir sohbet gerçekleştirmişlerdi zaten. Sunum sırasında da birbirlerine takılmadan edemediler ve o “ciddi gazeteciler” salonu çok güldürdüler. :) Ayşenur Arslan çıkışta bize doyamadığını, çok sevdiğini söyledi. Biz de ona doyamadık.
Keşke tekrar gelse :)
Ve Uğur Dündar… Çok bekleniyordu. Çok isteniyordu. Tamda arzu edildiği gibiydi! Ben aslında heyecanlanacağımı hiç düşünmemiştim. Rahat olacağımı düşünüyordum. Gülşah hoca “o karizmanın karşısında böyle bir şey mümkün değil” diyordu.
Haklıymış!
Ben hayatımda okulumun hiç kimse için böyle izdiham yarattığını görmemiştim. Salonu bırakın Uğur Dündar’la birlikte çıkışta bile arkamızda bir orduyla gezdik. Çıkışta kuytu ve sessiz bir yerde yapmam gereken röportajın o kadar çok izleyicisi vardı ki elim ayağım titredi. Mikrofon da tam o an bozuldu -o bile şaşkın!
Mecburen Uğur beyi ordan kaçırdık ve Ayşegül hanımın odasına götürdük.  Geldiğinde önünde ip gibi dizilmiş olan bize “kendinizi tanıtır mısınız” dedi. Cümleyi “Bugün Uğur Dündar’dan ben sorumluyum.” şeklinde bitirmem tabi ki hiç hoş olmadı :). Çok güldüler bu potuma, ben utanıp kızarmakla meşgulken Uğur abi bana döndü ve “işin zor” dedi. Fark etmiştim :)
Fakat o da tıpkı diğer konuklarımız gibi çok cana yakındı ve heyecanıma çok güzel tepki verdi. Hepimizi güler yüzüyle rahatlattı.  Uğur Dündar’ın olduğu yerde Fenerbahçe’den bahsetmemek olmaz. Biz Yeditepe Gazetecilik olarak Galatasaraylı bir bölümüz diyebiliriz. Hocalarımızın tamamı ve öğrencilerimizin çoğu Galatasaraylı. Bu durumdan kendisi pek hoşlanmadı :) 
Uğur Dündar da tıpkı Ayşenur Arslan gibi muhteşem bir sunum yaptı ve herkes can kulağıyla dinledi. Sorular çok yerindeydi. Çıkışta da konuştuğumuz üzere Eylül ayından itibaren bize bir süprizi olabilir. Özellikle gazetecilik bölümü öğrencileri bu habere çok sevinecektir :) Uğur Dündar ve Ayşenur Arslan okulumuzdan çok mutlu ayrıldılar.
İyiki geldiler … Biz de çok mutlu olduk :)

Gelelim Ayşenur Arslan ve Uğur Dündar’a… 

Ayşenur Arslan o kadar tatlı o kadar şeker ki “Ayşenur hanım” demek gelmiyor içinizden. Kendisine “ben sizi televizyonda uzaktan uzaktan seviyorum” dedim önce büyük bir kahkaha atıp sonra “bugün yakından yakından severiz birbirimizi” dedi :)

Salonda da ona olan ilgi çok çok büyüktü. İnanamadı. “Bana böyle söylemeyin çocuklar ben geveze yaşlı bir kadınım” dedi. Ayşenur hanımı zirve öncesi araştırdığımızda kendisinden bahsederken ilk söylediği cümlenin hep “başak burcuyum” olduğunu gördük. Seviyor “başak” olmayı. “Başak burcu” olarak sunulmak da hoşuna gitmiş, çıkışta sunucu arkadaşlarımıza sunum konusundaki memnuniyetini iletti.

O konuşurken salona Uğur Dündar girdi ve alkış tufanı koptu. Uğur Dündar kendisinin de çok sevdiği bir arkadaşı. Sunum öncesi oldukça samimi bir sohbet gerçekleştirmişlerdi zaten. Sunum sırasında da birbirlerine takılmadan edemediler ve o “ciddi gazeteciler” salonu çok güldürdüler. :) Ayşenur Arslan çıkışta bize doyamadığını, çok sevdiğini söyledi. Biz de ona doyamadık.

Keşke tekrar gelse :)

Ve Uğur Dündar… Çok bekleniyordu. Çok isteniyordu. Tamda arzu edildiği gibiydi! Ben aslında heyecanlanacağımı hiç düşünmemiştim. Rahat olacağımı düşünüyordum. Gülşah hoca “o karizmanın karşısında böyle bir şey mümkün değil” diyordu.

Haklıymış!

Ben hayatımda okulumun hiç kimse için böyle izdiham yarattığını görmemiştim. Salonu bırakın Uğur Dündar’la birlikte çıkışta bile arkamızda bir orduyla gezdik. Çıkışta kuytu ve sessiz bir yerde yapmam gereken röportajın o kadar çok izleyicisi vardı ki elim ayağım titredi. Mikrofon da tam o an bozuldu -o bile şaşkın!

Mecburen Uğur beyi ordan kaçırdık ve Ayşegül hanımın odasına götürdük.  Geldiğinde önünde ip gibi dizilmiş olan bize “kendinizi tanıtır mısınız” dedi. Cümleyi “Bugün Uğur Dündar’dan ben sorumluyum.” şeklinde bitirmem tabi ki hiç hoş olmadı :). Çok güldüler bu potuma, ben utanıp kızarmakla meşgulken Uğur abi bana döndü ve “işin zor” dedi. Fark etmiştim :)

Fakat o da tıpkı diğer konuklarımız gibi çok cana yakındı ve heyecanıma çok güzel tepki verdi. Hepimizi güler yüzüyle rahatlattı.  Uğur Dündar’ın olduğu yerde Fenerbahçe’den bahsetmemek olmaz. Biz Yeditepe Gazetecilik olarak Galatasaraylı bir bölümüz diyebiliriz. Hocalarımızın tamamı ve öğrencilerimizin çoğu Galatasaraylı. Bu durumdan kendisi pek hoşlanmadı :) 

Uğur Dündar da tıpkı Ayşenur Arslan gibi muhteşem bir sunum yaptı ve herkes can kulağıyla dinledi. Sorular çok yerindeydi. Çıkışta da konuştuğumuz üzere Eylül ayından itibaren bize bir süprizi olabilir. Özellikle gazetecilik bölümü öğrencileri bu habere çok sevinecektir :) Uğur Dündar ve Ayşenur Arslan okulumuzdan çok mutlu ayrıldılar.

İyiki geldiler … Biz de çok mutlu olduk :)

14
Ni

Selamlar!

Muhteşem bir zirveyi geride bıraktık… Her şey çok güzeldi. Konuklarımız harikaydı. Her birinden kısaca bahsetmek gerekirse; 

Sedat Ergin, son derece mütevazi, bilgili ve açık sözlüydü. Kesinlikle zirvenin en faydalı isimlerinden biriydi. Sahne arkasında da oldukça sıcaktı.

Savaş Ay, motorsikletiyle geldi. Kısa bir şaşkınlık yaşadık. Coşkun Aral’ı ve Nurcan Akad’ı gördüğünde Arif’in kulağına eğildi, “şimdi tarihi bir fotoğraf çekeceksin” dedi ve fotoğraf makinesini Arif’e verdi. Sonrası malum! Coşkun Aral ve Nurcan Akad’la birlikte güzel mi güzel poz verdiler ki siz de o fotoğrafı bu sayfada gördünüz :)

Uğur Meleke’yi en iyi tanımlayan kelime “bizden” sanırım! Biz öğrenci milletine o kadar yakın, o kadar tatlı biriydi ki dinlemeye doyamadıklarımızdan oldu. Salondan bir arkadaşımız “benim kız arkadaşım futboldan nefret ediyordu sizi gördü artık çok seviyor!” demişti. O arkadaşın kız arkadaşına kesinlikle hak veriyoruz :)

Nurcan Akad, tatlı mı tatlı biri. Büyük mevkilerden, yüksek maaşlardan vazgeçip yeni medyaya dalış yapmış idealist bir gazeteci… Aynı zamanda “o” fotoğrafı çektirebilecek kadar eğlenceli :)

Coşkun Aral en çok beklenilen isimlerden biriydi. Beklenildiğine de değdi. Savaş görüntüleri eşliğinde öyle şeyler anlattı ki bir ara nefes almayı unuttuk. Savaş AY’la birlikte en renkli anların kahramanlarından biriydi :)

to be continued…

11
Ni

Standımız çalışıyor! 

Kayıt masası ve Medya Zirvesi standı devrede! Arkadaşlarımız fotoğraflarını gördüğünüz üzere mutlu mesut çalışıyorlar. :)

11
Ni

Herkes Medya Zirvesi’nde! Sen nerdesin? 

Merhabalar!

Uzun zamandır yapılması planlanan Medya Zİrve’miz nihayet yarın gerçekleşiyor. Biz ciddi bir çalışma içindeyiz. Sağolsun 4 gündür okulun fotoğraf makinesine kim el koyduysa(!) fotoğraf çekip paylaşamıyoruz(bu bir suç duyurusudur! Kimdeyse paylaşımcı olsun lütfen!).

Eğer paylaşabilseydik göreceğiniz fotoğraflar kan ter içinde kalmış hocalar, canını dişine takmış çalışan bir Batuhan, bir eli bilgisayarda bir eli defter ve telefon arasında gidip gelen bir Ceren ve daha nicelerini içeriyor olacaktı. Oldukça “traji-komik” fotoğraflar olması muhtemeldi.

Her etkinlik kendi hikayesini yazıyor. Bakalım yarının sonunda bu sayfadan neler paylaşacağım… Şimdiden merak ediyorum. 

Güzel şeyler paylaşabilmek ümidiyle…

Görüşmek üzere…

11
Ni

#yeditepeMZ 

 

Kenan abinin Medya Zirve’miz için hazırladığı afişi gördünüz mü? Biz beğendik, ya siz? #yeditepeMZ 

10
Ni

Medya Zirvesi SSS! 

Selam arkadaşlar!

Biliyorsunuz Medya Zirve’mize artık 2 gün kaldı. Heyecan dorukta. Zirve’yle ilgili tüm detaylar ve sıkça sorduğunuz soruların cevaplarını bu sayfada topluyor ve cevaplıyorum.

Devamını Oku

10
Ni
Dışardan katılım mümkün mü?Öyleyse dışardan gelenlerde ücretsiz katılabilecek mi ve katılmaları için ön kayıt tarzı birşeyler gerekli mi?
— Anonim

evet dışardan katılım mümkün ve etkinlik kesinlikle herkese ücretsiz. İsim Soyisim ve mail adresinizi yeditepegazetecilikbolumu@gmail.com adresine gönderirseniz programa sorunsuz bir şekilde katılabilirsiniz…